İŞTE AYVANIN FAYDALARI

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz ayvanın faydalarını şöyle sıraladı;

-Ayva, çocuklarda sağlığı korur, büyüme ve gelişmeyi hızlandırır.
-Birçok hastalığa şifa olan ayva, kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisinde faydalı.
-Her yaşta sinir sistemini güçlendirir
-Mide ve bağırsakları zararlı mikroplardan koruyarak hazımsızlık gibi sorunları önler.

-Cildi ve tırnakları zinde, parlak ve daha sağlıklı hale getirir.
-Grip ve nezle de iyileşmeyi hızlandırır.
-Ayva ya da ayva suyu ishalin geçmesi için de çok faydalı. Meyvesi veya meyvesinden hazırlanan şurup ve komposto ishale iyi gelmekte.
-Vücudun gücünü artırarak, zinde tutmaya yardımcı olarak yorgunluk ve bitkinlikten korur.

-Ağız kokusunu önler.
-İçerdiği vitamin ve minarelerle kalp ve damar hastalıklarından koruduğu, varisi önlediği ve varis tedavisine yardımcı olur.

-Cinsel gücü artırdığı bildirilmektedir.
-Kandaki kötü kolesterolü düşürerek damar sertliğinden korur.
-Ayva hoşafı ağızdaki yaraların iyileşmesini hızlandırır.
-Tereyağında pişirilen ayva, balgamı söker, kronik öksürüğe, solunum sistemi hastalıklarına ve bronşite iyi gelir.'

-Ayva çiçeği kaynatılıp içildiğinde annelerin sütünü artırır, kalbi güçlendirir ve baş ağrısına iyi gelir.
-Ayva kabuklarının kaynatılıp içilmesi, idrar yolu iltihaplarında iyileşmeyi hızlandırır.

-Ağızdaki yaralar, boğazdaki şişlik ve ağrı için ayvanın kendisi ya da yapraklarının kaynatılıp suyu ile gargara yapılması mucize etkiler yapıyor.

-Dudak çatlamalarını önlemek ya da iyileştirmek içinde ayva çekirdeklerinin kaynatılıp dudakların bu suyla yıkanması öneriliyor.
-Ayva yaprakları çay gibi demlenip içildiğinde sakinleştiriyor ve uykusuzluğa iyi geliyor.
-Şeker içeriğinin düşük olması nedeniyle şeker hastaları tarafından da rahatlıkla tüketilebiliyor...

Elma en kolay ulasilabilen, turlu renk ve tatlarda cesitleri olan bir meyve. Bu kadar bol olmasinin bir sebebi olmali. Iste sebepleri...

Elma, tum dunyada cok eskiden beri bilinen ve sevilerek yenen bir meyve. Yurdumuzda her cesidi en yuksek kalitede yetistiriliyor. Eski Cin tibbinda elmanin ates dusurucu olduguna inanilir ve akcigerin atesli hastaliklarinda serinletici bir etkisi oldugu Kabul edilirdi. Tarih boyunca herkes tarafindan Kabul edilen ve su anda bilimsel olarak ispat edilen etkisi ise, icerdigi posadan dolayi bagirsaklari iyi calistirdigidir. Icerdigi elma asidinin zararli bazi bagirsak bakterilerinin uretimini frenledigi dusunuluyor. Eski Romalilar elmanin bagirsak calistirici ozelligini bildiklerinden dolayi kabizlik durumunda ilac gibi kullanmislar.

Onlemede faydali oldugu hastaliklar

Bagirsak kanseri

Duzenli tuketilmesi durumda icerdigi posadan dolayi bagirsaklari calistiriyor. Posali yiyecekleri cok tuketen Akdeniz ulkelerinde kalin bagirsak kanseri, bunlari AZ tuketen Orta ve Kuzey Avrupa ulkelerinden cok daha AZ goruluyor. Meyve, sebze, salata, baklagiller ve dogal tahil urunlerini AZ tuketen zengin Kuzey Amerika'da kalin bagirsak kanseri orani yuksektir.

Kabizlik, kalin bagirsak kanserinin en onemli sebeplerinden biri. Icerdigi antioksidanlarin kanseri onledigine inaniliyor. Sigaranin tum kanser cesitlerine sebep oldugu bilimsel bir gercek. Bunlardan bir tanesi de mesane kanseri. Elmanin icindeki antioksidanlar sigara icenlerde mesane kanseri riskini azaltiyor.

Kolesterol dusurucu

Elma, posa ve antioksidan maddeleri iceren cok degerli bir meyve. Her posali yiyecek gibi kolesterolu iki yoldan dogal bir sekilde dusuruyor.

- Disaridan aldigimiz yagli hayvansal gidalarin icerdigi kolesterolun bir kismini icine hapsederek bagirsakta emilimini engelliyor ve diski ile vucut disina atilmasini sagliyor.

- Sindirim icin karacigerden oniki parmak bagirsagina akitilan safra asitlerinin bir kismini emerek diski ile vucut disina atilimini sagliyor. Artan safra asitleri ihtiyaci, kanda bulunan kolesterolun safra asitlerine karaciger tarafindan cevrilmesi ile karsilaniyor. Bu durumda kandaki kolesterol miktari AZ oranda DA olsa dusmus oluyor.

Kalp-damar hastaliklari

Kandaki ve disardan alinan kolesterolu dusurme etkisi kalp-damar hastaliklarinin onlenmesinde yardimci rol oynuyor. Kandaki kolesterol, serbest radikaller (degisime ugramis oksijen molekulleri) tarafindan okside olmadikca damar ceperine yapisip damar sertligi yapmaz. Elmanin icindeki antioksidan maddeler, ozellikle de Quercetin, kandaki kolesterolun okside olup damar ceperine yapismasina engel oluyor. Boylece yuksek tansiyon, kalp hastaliklari ve felci onluyor.

Seker hastaligi

Seker ve sekere donusen beyaz ekmek, beyaz makarna, beyaz undan yapilan tum besin maddeleri, ayrica patates ve misir kan sekerini cok hizli yukselttiginden dolayi seker hastaliginin bas dusmanlaridir. Buna karsilik posali yiyecekler, kan sekerinin ani yukselmesini onluyorlar.

Elmanin icindeki pektin maddesi sekeri icine hapsederek bagirsakta hizli emilimi dolayisiyla kan sekerinin hizli bir sekilde yukselmesini onluyor. Doktorunun tavsiyesi dahilinde elma, seker hastalarinin tuketebilecegi en faydali meyvelerden biri.

Sismanlik

Tatli yerine elma yemeyi secen kisilerin kilo almamalarinda yardimci rol oynuyor. Cunku ani kan sekeri yukselisine sebep olmuyor. Dolayisiyla asiri insulin salgilanmasina, buna bagli olarak kan sekerinin cok hizli dusup sIk acikmalar yasanmiyor. Diyet esnasinda meyve saatinde elma tuketimi tokluk hissinin uzun surmesini sagliyor.

Ne kadar yenmeli?

Gunde, bir orta boy elma yemek yeterli. Asla kabugunu soymayin. Elma her mevsim bulunan bir meyve. Buzdolabinda iki hafta bozulmadan saklanabilir.

.

Kalpten kansere hastalıkların önleyicisi limon...

Prof. Mehmet Öz limon kabuklarının cilt kanserine karşı bir kalkan oluşturduğunu, cildi güzelleştirip, sinirleri yatıştırdığını açıkladı.

Kavurucu yaz sıcaklarından ruhumuz da bedenimiz de nasibini alıyor. Tek derdimiz biraz serinlemek de olsa, cilt korumasına olabildiğince çok dikkat etmeliyiz. Cilt bakımı için ucuz ve kolay yol sunan Prof. Mehmet Öz, limon kabuğunun yabana atılmayacak faydalarını anlattı.

TÜMÖR GELİŞİMİNİ ENGELLİYOR

Limonun tadı güzeldir, serinletici etkisi vardır, C vitamini deposudur. Salatanıza katabilir, limonata içebilir veya yiyebilirsiniz. Kabuklarını kullanmak ise size bambaşka faydalar sağlayabilir. Yapılan bir araştırma ile limon kabuklarında bulunan dlimonene aadlı maddenin çok güçlü bir cilt dostu olduğu belirlendi. D-limonene, narenciye yağında bulunan ve tümör gelişimini engelleyerek cilt kanseri riskini önemli ölçüde düşüren bir bileşkendir.

D-LİMONENE ETKİSİ

11.00-16.00 saatleri arasında güneş ışınlarından kaçınmanız gerektiğini zaten biliyorsunuz. Limon ve diğer turunçgillerden maksimum faydayı sağlamak için basit bir yöntem var: Ya gölgede tüketmeye çalışın ya da yerken hızlı davranın. Güneş ışınları etkisiyle elinizde tuttuğunuz parça limonun içindeki C vitamini 30 saniye gibi kısa bir sürede okside olur.

RİSKİ DÜŞÜREBİLİRSİNİZ

Sadece Amerika’da yılda 200.000 den fazla insan cilt kanserine yakalanıyor. Bu sorun son yıllarda ülkemizde de çok artış göstermeye başladı. Cilt kanseri güneşin parladığı her yerde kendini gösterebilir. Yüzünüzde, kulaklarınızda, ellerinizde ve dudaklarınızda oluşabilir. D-Limonene sayesinde bu riski çok düşürmek elinizde.

YEMEKLERE KATIN

Limon kabuklarına geri dönüyoruz. Kabukları çayınıza katarak hem lezzet hem de güçlü bir cilt bakımına kavuşabilirsiniz. Makarna sosuna limon kabuğu rendesi eklemek iyi bir alternatif. Rendelediğiniz kabukları salatanıza, yaptığınız keklere ve kurabiyelere de katabilirsiniz.

KALBİ RAHATLATIYOR

Limon kabuğu aynı zamanda sinir sisteminize olumlu etki yapar, bakterileri öldürür ve kalbi rahatlatır. Yapılan bir çalışmada, kadınların yumurtalık kanseri riskini de düşürdüğü ortaya konan limon kabuklarının bu özelliği de içeriğinde bulunan polifenollerden kaynaklanmaktadır.

KARACİĞERE YARARLI

Son olarak cildimize yaptığı maksimum faydaları dışında limon kabukları, özellikle alkol alanlar için olmazsa olmazlardandır. Karaciğer ve safra kesesine yararlıdır, mide asiditesini giderir ve balgam söktürücü etkisi vardır. Yenilebilir cilt bakımına limon kabukları ile başlayın....

HAVUÇ: 100 grami 40 kalori içerir. Mineral tuzlar, sekerler, fosfor, kalsiyum, sodyum, potasyum, magnezyum, demir ve basta A olmak üzere B, C ve E vitaminleri, karaton ve karotin esansi içerdigi için, tek basina bedenimizin günlük gereksinimlerini karsilar. Görme bozukluklari, bas dönmesi, düsük tansiyon, bitkinlik gibi rahatsizliklari iyilestirir. Bronslari açar, kuru öksürügü keser ve bagirsaklari yumusatir. Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard'ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir Kansere karşı etkili olduğu gibi cildin kurumasını da engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari durduruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdiği bu maddenin cildin kurumasını engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi.


uzmanlar, havucun, süratle kan yapıcı, kuvvetlendirici, ishal kesici, peklik giderici, mide ve bağırsağın yakın dostu, safra akıtıcı, karaciğeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebze olduğunu söylüyor. Kansızlık halinde, sabah, öğle, akşam taze çıkarılmiş 1 çay bardağı havuç suyu içilmesi, suyu çıkarılamazsa ince rendelenmesi ve iyice çiğnenerek yenilmesi öneriliyor. Mide ve barsak kanamalarında da havuç suyunun çok faydalı olduğunu ifade eden uzmanlar, havucun, özel şekeri, A vitamini ve bol vitaminleri ile karaciğeri kuvvetlendirdiğini, ona rahatsızlığında kendi kendini tamir imkanı verdiğini, vücuttaki üre asidi, ürat tuzları, benzeri yorgunluk maddelerini, diğer zehirleri idrarla dışarı attığını vurguluyor

*A, C, B1 ve B2 vitaminlerince zengin bir ürün olan havuç, çiğ olarak ya da pişirilerek tüketilir.

*Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard'ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor.
*Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür.
*Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor.
*Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor.
* Mide ve bağırsak kanamalarını önler,
* Kansızlığı giderir,
*Anne sütünü arttırır,
*Yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir,
*İdrar ve bağırsak gazlarını söktürür,
* Ülserdeki şikayetleri giderir.
* Kansere karşı etkili olduğu gibi cildin kurumasını da engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
*Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari durduruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdiği bu maddenin cildin kurumasını engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi. .
.

Ballıbabagiller familyasından, bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Ezildiği zaman çok kuvvetli ve hoş olmayan bir koku çıkartır.
Çiçekleri mavi veya menekşe rengindedir. Bir türünden, "Karabaş yağı" denilen bir yağ çıkartılır. Yurdumuzda alçak maki gruplarıyla birlikte yetişir.
Kullanıldığı yerler: Ağrıları dindirir. Kalbe kuvvet verir. Balgam söker. Uyusukluk giderir, zindelik verir.



.

« Önceki ::